İki web sitesi düşünün: İkisi de aynı ürünü satıyor, ikisinin de fiyatı aynı. Biri ayda onlarca sipariş alırken diğeri neredeyse hiç almıyor. Aradaki farkı çoğu zaman tasarımın “güzelliği” değil, kullanıcı deneyimi (UX) belirler.
Kullanıcı deneyimi; ziyaretçinin sitenize girdiği andan çıktığı ana kadar yaşadığı her şeydir: aradığını ne kadar kolay bulduğu, sayfaların ne kadar hızlı açıldığı, formu doldururken zorlanıp zorlanmadığı. Bu yazıda başarılı projelerde uyguladığımız süreci adım adım paylaşıyoruz.
1. Tasarıma değil, soruya başlamak
Her başarılı proje birkaç basit soruyla başlar:
- Bu siteyi kim ziyaret edecek? Yaşı, ihtiyacı, kullandığı cihaz ne?
- Ziyaretçi siteye hangi sorunla geliyor?
- Siteden çıkmadan önce ne yapmasını istiyoruz: aramak, mesaj atmak, satın almak?
Bu soruların cevabı netleşmeden renk ve yazı tipi seçmek, temeli olmadan çatı yapmaya benzer.
2. Kâğıt üzerinde taslak (wireframe)
Bilgisayar başına geçmeden önce sayfaları kâğıt üzerinde ya da basit çizim araçlarıyla kutular hâlinde planlarız. Bu aşamada renk ve görsel yoktur; sadece hangi bilginin nerede duracağı ve ziyaretçinin hangi sırayla ilerleyeceği belirlenir.
Wireframe aşamasının en büyük faydası, hataları en ucuz zamanda yakalamaktır. Bir butonun yerini kâğıt üzerinde değiştirmek birkaç saniye sürer; kodlanmış bir sitede ise saatler alabilir.
3. Bilgi mimarisi: Her şey yerli yerinde
Ziyaretçiler sitenizi okumaz, tarar. Bu yüzden içerik düzeni çok önemlidir:
- Menü sade olmalı: 5–7 ana başlık çoğu işletme için yeterlidir.
- Başlıklar anlatmalı: “Hizmetlerimiz” yerine “Web Tasarım”, “SEO”, “Sosyal Medya” gibi net başlıklar kullanın.
- En önemli bilgi en üstte: Ne iş yaptığınız, nerede olduğunuz ve size nasıl ulaşılacağı ilk ekranda görünmeli.
4. Görsel tasarım: Tutarlılık güven verir
Wireframe onaylandıktan sonra kurumsal kimliğinize uygun görsel tasarıma geçeriz. Burada altın kural tutarlılıktır: Aynı renkler, aynı yazı tipleri, aynı buton stilleri tüm sitede tekrar etmelidir. Tutarlı bir tasarım profesyonel görünür ve markanızın akılda kalmasını sağlar. Kurumsal kimliğin önemini kurumsal kimlik yazımızda ayrıntılı anlattık.
Okunabilirlik için küçük ama etkili kurallar
- Metin ile arka plan arasında yeterli kontrast olsun.
- Paragraflar kısa, satır aralıkları ferah olsun.
- Mobilde yazı boyutu 16 pikselin altına düşmesin.
5. Gerçek kullanıcılarla test
Tasarımcı olarak kendi işimize alışırız ve hataları göremeyiz. Bu yüzden siteyi yayına almadan önce hedef kitleye yakın birkaç kişiye basit görevler veririz: “Bize nasıl ulaşırsınız?”, “Fiyatları nerede bulursunuz?” gibi. Takıldıkları her nokta, düzeltmemiz gereken bir sorundur.
6. Yayından sonra da devam eden süreç
Site yayına girdiğinde iş bitmez. Isı haritaları, ziyaretçi kayıtları ve analiz araçlarıyla insanların sitede gerçekte nasıl davrandığını izleriz. Örneğin çoğu ziyaretçi bir formun yarısında vazgeçiyorsa, formu kısaltmak dönüşümü hızla artırabilir.
Başarılı projelerin ortak sırları
- Ziyaretçinin ihtiyacını tasarımcının zevkinin önüne koymak,
- Planlamaya yeterli zaman ayırmak,
- Basit ve tutarlı bir arayüz kurmak,
- Gerçek kullanıcılarla test etmek,
- Verilere bakarak sürekli iyileştirmek.
Kullanıcı deneyimine yapılan yatırım, daha fazla arama, daha fazla mesaj ve daha fazla satış olarak geri döner. Denizli’deki işletmeler için web tasarımda dikkat edilmesi gereken diğer noktaları bu yazımızda bulabilirsiniz.


